KAKTÜSSERGiSi

Hoşgeldiniz.   Giriş yapmak için tıklayın veya Ücretsiz üye olun

 KATEGORILER
 A-Z KAKTUS INDEKS
 BAKIM REHBERI
 SİZDEN GELENLER
AA
Haberler

ANA SAYFA|TÜM YAZILAR

 Başlık: SUKKULENT NEDİR? (devam) suleyman |||Gönderen :

Okunma: 8185


Farklı familyalardaki birçok sukkulent türü dikenler oluşturmuştur. Dikenler orijin aldıkları organel bakımından familyalara ve türlere göre farklılıklar gösterir. Kaktüslerde diken, yaprak modifikasyonudur.

Görüşler ( 1
)

SUKKULENT NEDİR?   (devam)

Farklı familyalardaki birçok sukkulent türü dikenler oluşturmuştur. Dikenler orijin aldıkları organel bakımından familyalara ve türlere göre farklılıklar gösterir. Kaktüslerde diken, yaprak modifikasyonudur. Bazı familyalarda stipul'den, bir kısmında düşen yaprak petiol'ünden köken alır.

Euphorbia'larda aynı genus içinde bile farklı diken oluşturan yapılar görülmektedir. Diken kaktüsler için karakteristiktir. Çok değişik diken şekilleri görülür. Diken genel olarak sert güneş ışınlarına karşı şemsiye görevi ve su içeren bitkiye erişmek isteyen hayvanlara karşı koruyucu görevi yapar. Bazı türlerde diken su ve besin maddesi alımında da rol alır.

            Bazı sukkulent türleri her zaman toprağa gömülü olarak yaşar. Bir kısmı ise kuru mevsimde toprağa gömülür, yağışlı mevsimde yerden yükselir. Bu gömülmenin amacı güneşten korunmak ve su kaybını en aza indirmektir.

            Sukkulentlerin çok gelişkin kök sistemleri vardır. Metrelerce uzağa yayılabilir. Daha çok yüzeye yakın olan kökler, gelen suyu hızla tutar. Bazı türlerde ise derindeki suya ulaşmak için kökler çok aşağılara uzanabilir. Saçak gibi çok yüzeysel kök sistemi en küçük bir nemliliği bile tutabilecek yapıdadır.

            Sukkulentler de bütün çiçekli bitkiler gibi çiçek açar. Özellikle kaktüslerin birçok türünde çiçekler çok da güzeldir. Genellikle 4-5 yıllık kaktüsün her mevsim bir veya birkaç kere çiçek açmaması için hiçbir neden yoktur. Sadece yaşadığı ortamın ideal, yani doğal ortamlarına yakın olması gerekir. Kaktüslerin yedi yılda bir çiçek açtığı söylencesi, gerekli şartlardaki rastlantısal bir uygunluğun sonucunda ortaya çıkmıştır. Eskiden bitkinin istediği optimal ortamın ne olduğu pek bilinmiyordu. Sukkulentlerin çiçek özelliklerinde de çok büyük farklar gözlenir. Hiç göze çarpmayan bir sukkulent çok güzel veya büyük çiçekler oluşturabilir. Bir kısım türlerde ise çiçek çok rudimenterdir ve dikkati çekmez. Örneğin Euphorbia'larda çiçekler çok küçük ve belirsizdir, bazı organeller bulunmaz. Agave türleri onyıllar boyu çiçek açmaz fakat birçok yavru bitki geliştirir. Açtığında ise çok büyük miktarlarda tohum üretir ve ana bitki ölür. Kaktüs türü Echinopsis'lerin çiçekleri güzel kokuludur.

            Çiçekten sonra yine bütün çiçekli bitkilerde olduğu gibi, kaktüs ve diğer sukkulentlerde de meyva oluşur. Bir başka yanlış inanış da kaktüs meyvalarının zehirli olduğudur. Bunun aksine birçok kaktüs türünün meyvaları yenebilir. Mammillaria ve akraba türlerinin kırmızı meyvaları çilek tadındadır. Meksikalılar Garambullo dedikleri küçük Myrtillocactus meyvaları için özel üretim yaparlar. Opuntia ficus-indica meyvaları da lezzetlidir. Ülkemizin güney sahillerinde ve tüm Akdeniz çevresinde doğal olarak yetişen bu kaktüsün meyvalarını, yöre köylüleri pazarda satmaktadır. Bu kaktüs gerçekte Meksika kökenlidir. Denizciler tarafından yüzyıllar önce taşınmış, zamanla adapte olarak bölgenin florasına dahil olmuştur. (bakınız resim)

 

Sukkulentlerde su ekonomisi üzerine yapılan araştırmalar birçok fizyolojik mekanizmayı ortaya çıkarmıştır :

CRASSULEAN ACID METABOLISM (CAM) :En önemli bulgulardan biridir. Sukkulentlerin çoğunda izlenen bu biokimyasal sistem,  karbondioksitin geceleri, bitkinin solunum yolu olan porlar (stomata) açıkken tutularak depo edilmesini ve gündüz porlar su kaybını engellemek için kapalı iken fotosentezin devam etmesini sağlar.

Gece: CO2 + H2O ----> Malic asit ... Stomata açık

Gündüz: Malic asit parçalanır  ---> CO2 + H2O + Günışığı ----> Şekerler (CHO) + O2 ... Stomata kapalı.

Kaktüsler, agaveler, Crassulaceae ve Euphorbiaceae sukkulent üyeleri ile sukkulent orkideler, Liliaceae ve Vitaceae türlerinde görülür. Bu yolla yapılan fotosentez işlemi normalden daha az enerji sağlar ve dolayısıyla bitkinin büyüme hızı da düşük olur. Bazı türler ise bol su bulunan zamanlarda normal fotosentez yapar ve sonra CAM kullanır.

            Bazı sukkulentler toksik ve kötü kokulu alkoloidler içerir. Bunlar böcek ve parazitlerden korunmayı sağlar. Bazı kaktüs türleri psikotrop maddeler içerir. Bir kaktüs genusu olan Lophophora türlerinden gövdelerinin kurutulup kaynatılması ile kokaine benzer etkileri olan ve Mescaline denen bir madde elde edilir. Eski Aztek ve İnka kabilelerinin dini törenlerinde en önemli rolü hallusonejik etkileri nedeni ile bu kaktüs oynardı. Peyote de denen bu madde günümüzde hala bazı ilkel Amazon kabilelerinde kullanılmaktadır. Diğer uyuşturucu içeren maddeler gibi bunun da bazı ülkelerde izinsiz üretilmesi yasaktır. Kaktüs türleri olan Epithelantha micromeris ve Trichocereus pachanoi 'de de hallusinojenik etkili alkaloidler bulunmaktadır. (bakınız resim)

            Sukkulentler eski zamanlardan beri insanlarca bilinmekte ve kullanılmaktadır. Meksika yerlilerinin bazı tür Opuntia'ların meyva ve gövdelerini yiyecek maddesi olarak kullandığı yapılan kazılarda görülmüştür. Opuntia ficus-indica meyvaları için tarım alanlarında hala üretilmektedir. Çeşitli kaktüs ve sukkulent türlerinden alkollü ve alkolsüz içecekler, çeşitli yerel tatlılar yapılır. Bir Meksika içkisi olan tekila, bazı kaktüs türleri va Agave'den elde edilir. Yerel küçük el sanatlarında, bölgenin doğal florasını oluşturan sukkulentlerin yaprak, fiber ve dikenlerinin önemli kullanımı vardır.

 

NEDEN SUKKULENTLER?

 

Avrupa'ya çok uzak yarı-çöllerden gelen kaktüs ve diğer sukkulentlerin evlerin pencere kenarlarına yerleşmesi olayı ilginçtir. Doğal ortamlarındaki iklime uymak için gösterdikleri ileri adaptasyon şekileri, bunların çok dayanıklı ev bitkileri olmasını da sağlar. Uzun süreler susuz kalmaları veya çok düzensiz sulanmaları bir zarar görmelerine neden olmaz. Birçok kaktüs ve diğer sukkulent türü ise doğal ortamlarının dışında ancak sera şartlarında korunabilir. Kötü bakıma kaktüsler kadar dayanabilen başka ev bitkisi yok gibidir. Aynı saksıda uzun yıllar kalabilirler. Kaktüs ve diğer sukkulentleri tahrip edebilecek tek durum çok fazla sulayarak bir bataklık bitkisi gibi davranmaktır.

Kaktüsler ile birlikte Agave, Gasteria, Haworthia, Sansevieria, Aloe türleri ile non-sukkulent xerophyt'ler olan Dracena ve Bromeliad türleri, ev çiçeklerine ayıracak fazla zamanı olmayanlar için idealdir. Bunları büyük yapılı formları geniş antre, salon, büro, koridor ve merdivenler gibi yerlerde fazla bakım gerektirmeden dekoratif olarak kullanılabilir. Dayanıklılıkları dışında, egzotik-bizar şekil ve renkleri de önemli süsleyici öğelerdir.

Uzman kaktüs ve sukkulent üreticileri ve koleksiyoncular tarafından tanınan sayısız tür ise özel bakım gerektirir.

Hemen tüm Batı ülkelerinde çok sayıda kaktüs-sukkulent meraklıları derneği, bunların websiteleri, forumları, etkinlikleri ve düzenli yayınlanan popüler veya bilimsel dergileri vardır. Ayrıca internette sayısız meraklı koleksiyoncunun bitkilerini sergiledikleri özel websiteleri, fotoğraf paylaşım sitelerinde özel sayfaları bulunmaktadır.

Ülkemizde ise kaktüs/sukkulent meraklısı fazla değildir. Spesiyalist üretici ise, 2-3 kadar, koleksiyonculuktan üretime geçen seracı dışında, yoktur. Bunlarda da daha çok popüler kolay türler bulunmaktadır. Birçok Avrupa ülkesinde ise internetten on-line satış yapan uzman kaktüs ve sukkulent seraları vardır. İleri düzey bir koleksiyon bu yoldan sağlanabilir. Ayrıca, meraklısına büyük kaktüs derneklerine üye olmalarını önemle öneririm.

 

(özel olarak kaktüsler konusu ile devam edecek)

 

Dr.Süleyman Demir

http://community.webshots.com/user/demir165

http://www.flickr.com/photos/s-demir/

   

 

Üye İstatistikleri Sayaç Online Üyeler
En son üyemiz : ksaricali
Bugün hiç kimse üye olmamış
Toplam 786. kişi üye olmuş

Bugün:
Toplam: 1530161

 Online üye yok.

WebMaster Fatih & Ferdi
©www.kaktussergisi.com 2006
Copyright © tüm hakları saklıdır @tekman portol

Sayfa oluşumu: 9213,035 saniye