KAKTÜSSERGiSi

Hoşgeldiniz.   Giriş yapmak için tıklayın veya Ücretsiz üye olun

 KATEGORILER
 A-Z KAKTUS INDEKS
 BAKIM REHBERI
 SİZDEN GELENLER
AA


 

Voodo

Euphorbia sp.' lerin Düşündürdükleri: Euphorbia sp.' lerin değişik türlerini incelediğinizde; Bazılarının KAKTÜS, bazılarının SUKKULENT, bazılarının normal bir BİTKİ, bazılarının ise odunsu gövdeli ÇALI vaya AĞAÇ görünümünde olduğunu görürsünüz! Peki o zaman; "Euphorbia sp' ler; KAKTÜS müdür?, SUKKULENT midir?, normal bir BİTKİ veya odunsu gövdeli bir ÇALI yada AĞAÇ mıdır?" "Aynı cinsin farklı türlerinden birisi kaktüs, diğeri sukkulent, bir diğeri de normal / odunsu bitki veya çalı olabilir mi?" Bu soruları uzun süre düşündüm ve araştırdım... Vardığım sonuçları sizlerle paylaşmak istedim: Euphorbia sp.' ler Üzerine Vardığım Sonuçlar ve Kaktüs & Sukkulent Tanımları: (*) Bir bitkinin kaktüs olarak tanımlanabilmesi ve kaktüs morfolojisini (diken, tüy,etli gövde v.s.) gösterebilmesi için, illa ki Kaktüsgiller (Cactaceae) familyasından gelmesi gerekmemektedir. Örnek: Euphorbia grandicornis, Familya: Euphorbiaceae. (*) Kaktüsler = Kaktüsgiller (Cactaceae) familyasından gelen kaktüsler + Kaktüsgiller (Cactaceae) familyasından gelmeyen kaktüsler. (*) Kaktüs, bir genetik grubun (Kaktüsgiller (Cactaceae)) ifadesi olmakla beraber; Aslında daha çok, özel bir morfolojinin (suyu depo ederek hayatta kalma özelliğine ve bu duruma göre evrimleşmiş vücut sistemlerine ek olarak, diken, tüy geliştirmek v.s.), genel bir ismidir. (*) Sukkulent (suyu depo ederek hayatta kalan tüm bitkiler) = Kaktüsler (Kaktüsgiller (Cactaceae) familyasından gelen kaktüsler + Kaktüsgiller (Cactaceae) familyasından gelmeyen kaktüsler) + Kaktoit Bitkiler (Kaktüs olmayan, fakat, yine de suyu depo ederek hayatta kalan bitkiler). (*) Sukkulent, suyu depo ederek hayatta kalmaya yönelik olarak evrimleşmiş, tüm bitkilerin genel bir ismidir. şeklinde tanımlamalar yapmak doğru olacaktır... Bu tanımların ışığında, söyleyebiliriz ki; (*)Aslında, aslolan bitkinin sukkulent olup olmadığıdır, önemli olan budur. (*)Kaktüsler, sukkulentlerin özel bir halidir ve küçük bir grubudur. (Her kaktüs sukkulenttir, fakat, her sukkulent kaktüs değildir!) (*) Sukkulentlerin suyu, çeşitli kısımlarına (gövdeye, yaprağa, köke v.s.) depo etmesi sözkonusu ve olasıdır. Bu seçillimi belirleyen mekanizma ise, Evrim' dir; Sukkulentler de, diğer tüm bitkiler / canlılar gibi, yaşadığı coğrafya / ekosistem / iklim koşullarına uyum sağlayarak ve biraz da şans faktörünün belirleyici olmasıyla birlikte, evrimleşmekte ve bunun sonucunda, hayatta kalmaktadır. Buna göre, suyu depo ettikleri bölge de farklılık / çeşitlilik göstermektedir. (Sukkulentler, evrim külliyatında sıkça adı geçen, Doğal Seleksiyon Mekanizması' nın, açık bir ispatı konumundadır!) (*) Sukkulentlerin, suyu depo ettikleri bölgenin (gövde, yaprak, kök v.s.) değişmesi ile birlikte görünümleri de değişmektedir; Buna göre; bir sukkulet, KAKTÜS, KAKTOİT, ÇALI, AĞAÇ v.s. görünümünde olabilir! Tüm bu bilgilerin ışığında, gönül rahatlığı ile iddia edebiliriz ki; (*) (Sukkulentlerde) Aynı cinsin, farklı türleri, farklı görünümlerde (KAKTÜS, KAKTOİT, ÇALI, AĞAÇ v.s.)olabilir! Örnek: Euphorbia stellaespina, Euphorbia laurifolia, Euphorbia myrsinites, Euphorbia cyparissias, Euphorbia ferox, Euphorbia inermis, Euphorbia obesa, Euphorbia virosa. Benzer şekilde, Kaktüsgiller (Cactaceae) familyasından gelen bazı kaktüsler de, KAKTÜS görünümünden çok KAKTOİT görünümünde olabilir! Örnek: Opuntia subulata Euphorbiaceae(Sütleğengiller)Familyası: Bu geniş aile 320 tür 5000 -8000 arası alt tür barındırır. Kutup bölgelerinin dışında tüm dünyaya yayılmıştır. Dış görünüşleriyle birbirinden çok farklı olan bu aile üyelerinin tek ortak özelliği, beyaz, yapışkan ve koyu özsularıdır (latex). Pek çoğumuz ilkbaharda kırlar ya da yol kenarlarında irili ufaklı yeşil-sarı-kırmızı çiçeğimsi yaprakları olan bitkileri toplamak ister ve kopardığımız zaman anında elimize bulaşan yapışkan beyaz sıvıyı fark ederiz. Bu yapışkan sıvı zehirlidir. Ilıman iklim bahçelerinde ağaç ve evlerimizde de bir iç mekan bitkisi olan kauçuk bitkisinin Güney Amerika'da yetişen ve sütleğengillerden olan bir türünden (Havea brasiliensis), elde edilen kauçuk zamanında bir sanayi devrimine neden olmuştur*. Güney Amerika yerlilerinin dilinde kauçuk adı, (cautchouc ) cao: ağaç, tchu da: ağlayan anlamına gelir. Euphorbia adının kaynağı (etimolojisi) Bitkinin ailesine İ.S I.yy da Sudan kralı II Juba 'nın doktoru Euphorbus 'un adı verilmiş. Doktorumuz Atlas dağlarında bulduğu ve yakıcı sütü olan bir bitkiyle frengi hastalığını iyileştirmekle uzmanlaşmış . Bitikleri sınıflandıran Linne'de* bu adı aynen korumuş. Ünlü Plinus * da yine sütleğen sıvısıyla yılan sokmalarını tedavi etmiş . Yılanını soktuğu yer neresi olursa olsun kişinin kafatası derisine bir çizik atar ve bu sıvıyı hasta kendine gelinceye değin oradan akıtırmış (pek önerilecek bir uygulama olmasa gerek). Şimdilerde Fas'ın güneyinde Agadir'de soğuk algınlığı, anjin ve nezleye iyi geldiği söylenen sütleğenbalı satılmakta. Genel bilgi Dünyamızın çeşitli bölgelerine yayılan sütleğengiller, yapı ve görünüş olarak sükülent ve kaktüslere çok benzerlik gösterir. Genelde çok geniş bir alana yayılmış, kuraklığa dayanıklı ılıman iklim bitkileridir. Kışın hemen hepsinde büyüme durur ve bitki dinlenme dönemine girer. Doğal ortamlarında tüm yaz boyunca neredeyse hiç yağmur yüzü görmezler bu nedenle az su isteyen bahçeler için ideal bir bitki türüdür. Cinslerine göre vejetasyon* farklılığı gösterseler de, genelde ilk bahar ve yaz büyüme ve gelişme dönemleridir Bitkiler, cinslerine göre otsu, bir yıllık ya da çok yıllık; sarmaşık, bodur ağaç, çalı ya da kaktüs biçimindedir. Daha önce de belirttiğimiz gibi kimileri kaktüs ve sükülentlere çok benzer öyle ki konunun uzman üreticileri, meraklıları ve uzmanları dışında ayırt edilmeleri oldukça zordur. Otsu sütleğenler genelde küçük bir çiçek kılıfı içinde dişi ve eril organları bulundurur. Bu çiçek kılıfları, bitkisine göre değişim gösterir tek başına ya da gurup halinde olabilir Bitkinin türü ve çiçeğin durumuna göre sapın ucunda ya da yaprak altında geniş ya da piramidal biçimde sarı,( E macrocarpa), kırmızımsı (E rigida ) ve pembe çiçeğimsi yaprakla çevrilmiştir. Çiçek tozu taşıyan böceklerin ziyafeti olan bu renkli yapraklar, otla beslenen hayvanlar için tam bir zehirdir. Üretim Tohum elde edilebilen ya da sağlayabilenler 25-30 derecede iyi bir üretim torfuyla filizlenmeyi başarabilirler. Bunun için çok sıcak olamama koşuluyla kalorifer üstleri de önerilebilir. Tohumlar bir kez filizlendikten sonra sıcaklık düşürülebilir. Çelikle üretim Özen ve dikkat istese de daha sık uygulanan bir yöntemdir. (bak resim) 1-Temiz ve alkole batırılmış bir çakı ya da budama makasıyla dal gövdeden kesilir, akan suyun altında sütlü sıvının akması sağlanır ve temiz bir bez ya da kağıt havluyla bu kısım kurulanır. Açık yarada oluşabilecek mantar hastalıklarını önlemek için doğal önlem olarak bitkinin yaralı kısmına tarçın tozu ya da odun kömürü sürülür. (Kimyasal önleyiciler de var ama meraklılarına önermiyoruz) 2-Kuru bir kağıt ya da bez üzerinde yara büzüşüp kapanıncaya değin korunur. (en az 1hafta 10-15gün) 3- Saksıya dikilir , toprak yüzeyi kurudukça su verilir aydınlık bir yerde korunur, doğrudan kızgın güneş ışınlarına dikkat! Birkaç ay sonra filizlenme görülür . Eğer çelik tutmamışsa kısa sürede gövde eğilir ve cansız bir görünüm alır bu durumda başarısız çelik sökülüp atılır. Gülnar ÖNAY' a katkılarında dolayı teşekkürlerimi sunuyorum... Atılım GÜLŞEN Nükleer Fizikçi Fizik Öğretmeni 15.01.2009 / KIRKLARELİ

15.01.2009 15:55:54